Tag Archive | "güzellik"

NE BEDENİME, NE DE RUHUMA ASLA SAHİP OLAMAZSIN!!

A: Hiç bir şey yemiyorum. İnanmazsın ama, su içsem yarıyor.
B: 0 bedenim. Baksana, göğüs bel kalça 90-60-90.
C: Bu halime bakma gençken manken gibiydim.
D: Ne yesem zayıf kalıyorum, çünkü metabolizmam hızlı benim. Gece üçte mantı börek çörek bile yesem kilo alamıyorum, ne kötü değil mi :) Doktor özel diyet hazırladı, tüm gün durmadan yiyip içiyorum. Sen nasıl böyle etine dolgun olabiliyorsun? Çok şanslısın. (Yapmacıktan bir) keşke ben de senin gibi olabilseydim :)
E: Midemin gurultusundan gece uyuyamıyorum.
F: Sence ben şişman mıyım balıketli mi kilolu mu? Acil zayıflamalıyım. Detoks yapıyorum. Şu diyetteyim, bu diyetteyim, o diyetteyim. Diyetisyenim vücudumda 20 Sana paketi kadar yağ olduğunu söyledi.
G: Pazartesi rejimdeyim. Yaza kadar hedefim 10 kilo.
H: Hayır diyorum acaba hiç uğraşmadan liposuction mı yaptırsam? Falanca yaptırmış, valla Victoria’s Secret mankenlerine dönmüş. Eskiden erkek arkadaşının gözleri fıldır fıldır oynardı, şimdi maşallah ondan başkasını gözü görmüyor :)
İ: Sen, tüm kış ye, iç. Yaz kapıya dayanmış, nereme nasıl bikini giyeceğim diye strese gir, sonra da git tüm tatil belinde havluyla dolan. Bu sene de bir bahane uydurur gitmeyiveririm artık napalım..zaten bu tayfayla hiç eğlenemiyorum ben tatilde, ekip çok sevimsiz..hem oranın denizi de güzel değil..otel çok mu pahalı yahu??heh al işte sana istemediğin kadar tonla bahane.. :)
M: Pişşşşt biraz sessiz olun hanımlar..Öncelikle hepinize birer çikolata ikram ediyorum. Ağzınız tatlansın, şu negatif enerjilerden ve çok sesli kadın korosu durumunuzdan sıyrılıp mutlu huzurlu ve dingin bir ruh haline geçiniz diye.

M: İtiraf ediyorum Ben Bir Çikolata Bağımlısıyım!!

Benimkisi çok keyifli ve bana göre zararsız bir bağımlılık. Günün belli saatlerinde günlük çikolata dozajımın altında kalırsam günümün yeterince iyi geçmeyeceği gibi garip bir inanç sistemi geliştirdim. Bende çikolata resmen bir totem, bir terapi aracı, batıl bir inanç halini aldı. Dışarılarda bir yerlerde bile olsam çantamın olmazsa olmazı çikolatadır benim. Ruj yok. Pudra yok. Mendil yok. Bir kadının çantasında bulunması gereken birçok şey yok. Hatta cebinden koştururken şekerlemeler dökülen yaramaz çocuklar gibi, sağa sola saçılırlar zaman zaman o çikolatalar.

Çaktırmadan yerden alıp yediğimde olur aralarda. Hatta evet, parkta bahçede sokakta es kaza karşılaştıysak, o elleriyle parkın ortasında oturmuş, ya da sokakta yürüye yürüye pasta yiyen de bendim. Masaya gelen her pastaya insanların bakışlarına aldırmaksızın ilk parmağı atan da benim. Bu kısmı biraz dehşet verici olmakla birlikte, doğum günü pastasını bir an evvel yiyebilmek için yanlışlıkla arkadaşının parmağını kesen de :( O talihsiz deneyimden ötürü olsa gerek, o tarihten beri doğumgünlerimde temsili bıçakla poz verip, ellerimle pasta yemeyi alışkanlık haline getirdim, garson dahil kimse pastayı önümde tutmaya cesaret edemiyor çünkü :) Pastam çikolatadan, hatta en koyu çikolatadan yaptırılmamışsa beğenmediği hediyeyi almış çocuk misali, öyle düşer benim de yüzüm. Çocukluğumda kurabiyenin yarısını ziyan eden kurabiye canavarı gibi de değil, son kırıntısına kadar acımadan yerim çikolatayı. Hatta bardakta servis edildiyse en olmadık yerde bardağı yalarken bile görebilirsiniz beni :)

Evet, insanın sağlığına ve formuna kendisi için dikkat etmesi gerektiği fikrine katılıyorum. Ama sizin nasıl ve ne şekilde mutlu olacağınızın kararını sizi belli kalıplar içine sokmaya çalışan görünmez el veremez. Siz Özgür kadınlarsınız!!Özgür bireylersiniz!!Daha da farklılaşın: ÖZGÜR RUHLARSINIZ!! hep beraber bir kerede güzel enerjiler göndererek tekrar edelim: ÖZ-GÜR-LÜK!!
Çikolata kilo aldırır, aman cızzzz diyenler, belli bir dengede yenen her şey vücudun ihtiyacından doğar ve bunu aşırı abartmamakla birlikte dengelemek de yine kişinin elindedir diyorum. Fazla tüketilen herşey zaten kilo aldırır. Ayrıca ‘saf’ kakao, sağlığa faydaları da ispatlanmış bir besin maddesi. Tanrısal bir ağacın meyvesi..

Biraz da yaşam ve modaya dair konulara girelim bakalım sizlerle..
En zayıfından en kilolusuna hepimizde bir kilo derdidir gidiyor. Yüzyılımızın amansız zayıflık ve güzellik hastalığına tutulduk, sabah akşam ekran başında mankenlere bakıp acaba bugün neremizi yaptırsak diye düşünüp, aç geziyor bazılarımız. Kendine saygısı ve özgüveni taban yapmış olsa da 0’lığından ödün vermeyen sıfır kadın olma isteğinin arka planında yatan neden nedir mesela? Aynı şeyi kendini koy vermiş dünyayı umursamadan yaşayan güzellik ve bakımdan bihaber kadın için de mi söylemek gerek? Yoksa o, aksine, kimilerine göre kendine güvenen, kendisiyle barışık kadın olarak mı algılanıyor dışardan, sırf hayata karşı duruşu nedeniyle?

Sizce önümüzdeki sene zayıf mı olalım, hafif dolgun hatlı mı, üst ince, alt hafif kalçalı mı? Tek kriter, zayıf, güzel ya da estetikli olmak mı? Bu durumda hayatta en vazgeçilir olan ne? Sağlık mı? Mutluluk mu? Bütün lezzet ve zevklerden mahrum bir hayat sağlıklı mıdır sizce? Sağlıklı veya sağlıksız, yeter ki ince ve güzel ol !! Son yüzyılı özetleyen ama kafaları karıştıran slogan bu muydu yani?

Moda kendine yakışanı giymekse eğer insan da olmayı istediği haliyle bir duruş sergileyip bir birey olamaz mı? Herkesin üzerinde adapte olma baskısı yaratan, çerçeveleri dışarıdan empoze bir ruhsal ve bedensel prototip bireyin bireyselliğinin yoksunluğudur, ki bu, kendinde var olması gereken, yaşamdan zevk almak gibi, bir çok şeyi de bireyin elinden alır. Oysa ki, arada bir de olsa günaha girmek mi gerek hayatta ;)

Tabi bu dediklerimin diyeti sağlınızdan ödün vermek olmadıkça, içsel denge ve huzurlu bir yaşam bireyin var oluşunun ve devamlılığının en temel, vazgeçilmez ve önemli unsuru. Özgürlüğü ve seçimleri, uyum ve bütünlüğü elinden alınmış birey, sırayla hayatın birçok bölümünde çuvallamaya başlıyor. Çünkü kendisine realite adı altında empoze edilmiş saçma temelsiz normlar bütünü bir illüzyona kendini inandırıp, onun bir parçası olmaya çabalamakla meşgul oluyor ömür boyu. Şu ol, bu ol, sen şöylesin, bölesin, 0 ol, 38 ol..Biz ne dersek O ol da, ne olursan ol bizden ol :)

Hanımlaaaar lütfen biraz sessiz olalım..
Bu kendi içindeki paradoks durumu, toplum gözünde bir şey olma ve kendin olma arasındaki sonu gelmeyen mücadele ve çekişme, hayatının birçok noktasına da sirayet ediyor. İlişkiler.Hala aramadı? NEDEN aramadı? Nasıl aramaz? Güzelim ben. Beni arasın. Beni aramalı. Her şeyim var. Bence cesareti yok. En başta ona fazla güzelim zaten. Eğitimliyim. Ama ilk sırada, hep güzelim. Benden iyisini nerde bulacak o. Acaba hangi sensin güzel olan?

Çocukken babaları tarafından prenses diye çağrılıp el bebek gül bebek büyütülen kız çocukları hayat boyu güzel olmanın bir kadın için en önemli şey olduğu gibi bir bilinçaltı kodla büyürlermiş ve birilerinin prensesi olmayı hayal ederlermiş. Ben bu duruma pamuk prenses sendromu diyorum. Haklılar da. Ama birtakım nedenlerden ötürü bu sendrom bazı kadınların hayatında istenilen sonucu vermiyor. Hatta bir çoğu da sürekli kurbağa öpmekten şikayetçi..Soru: Mamafih herkes adına konuşmamakla beraber, öncelikle kendi ruhuna dokunamayan bir kadın, bunu bir erkeğin yapmasını boşuna mı bekler?Cevap: Sanırım evet..İkinci temel konu da erkekler ve bizdeki kadın-erkek ilişkilerindeki eril dişil dengesizliklerin yol açtığı genel dengesizlik durumu. Burada tabii ki erkeklerimiz de kuvvetli bir eleştiriyi hak ediyorlar ama onları şimşekleri hemen üstüme çekmemek adına :) şimdilik özeleştirilerini yapmaları için kendileriyle baş başa bırakıyorum.

O zaman ne yapıyoruz?
Birçoğumuz bir şeylere bağımlı hale geliyoruz. Sevgili, iş, para, kariyer birçok şeye bağımlıyız. Kafamızda hep bir hayatı kaçırma korkusuyla zamana karşı savaş veren bir örnek kadınlarız biz. Kendimize özgü bizi diğerlerinden farklı kılan ruhsal zihinsel özelliklerimizi bir yana bırakıp ya tek bedende farklı kadınlara dönüyoruz giderek ya da farklı bedenlerde tek bir ruha teslimiz.
Sonuç: Kendinden memnuniyetsiz, kendine özgüveni ve değeri kazandığı, sahip olduğu onca şeye rağmen zayıf, sevgi açlığını farklı şekillerde tedavi ve telafi etmeye çalışan, bütün sermayesi gibi gördüğü bağımlılığı veya fiziği, herneyse, ona odaklanıp başka konularda da giderek zayıflayan zamanla da çöküşe geçen sorunlu kişilikler. Bakışı bir, gülüşü bir, tepkileri, mimikleri bir, hatta yer yer deneyimleri bile bir..

Yazar Esra ERDOĞAN, konuya ruh beden ilişkisi gözüyle bakıp çok güzel bir bakış getirmiş. xlhayat isimli dergide yayınlanan “Sıfır Bedende Daralan Ruhlar” başlıklı yazısında basın ve yaratılan moda trendlerinin, kadınların hayatı üzerinde yarattığı etkiye farklı bir bakış açısı getirerek, şöyle diyor yazar:“Diyetisyenler, diyet listelerine depresyon ilaçları da yazmaya başlamıştı. Bu kadınlar niye mutsuzdu? Kendilerini sağlıklı olarak ifade edecekleri kiloya neden kendileri karar veremiyorlardı? Ruhları kaç kiloydu ve onun ölçümünü kimler nasıl ele geçirmişlerdi?

Tüm bunlar olurken sektör, bu sefer de hedef kitlesini 36 beden kadınlara dikmişti. Onları daha da zayıflatmak ve kadınların, bilinçaltına asla yeterli kiloya gelinemeyeceğine dair inanç yerleştirmek istemişlerdi. Bilinçaltıyla iletişimleri çok başarılıydı: ‘’Asla hiç bir zaman yeterli olamayacaksınız çünkü siz sıfırsınız’’!”

Öyleyse hayatta temel önceliklerimizi iyi belirlemeliyiz. Kişisel tatmin ve mutluluğa kavuşmak..Kendimizle ve hayatla barışıp, kendimize en yakın olana dönüşebilmek..ÖZgüven, ÖZsevgi, ÖZsaygı ÖZdeğer, güç ve irade..Hepsinin başında bir “öz”, yani en başta hep kendimiz..öze, içimize dönmek,isteklerimizin farkına varıp, kendi yolumuzda ilerlemek ve en başta hep kendimizi ödüllendirmek..
Siz çikolata canavarları, eminim ki siz, asla sıfır değilsiniz!!

Bundan böyle kendinizi ödüllendirmeyi ihmal etmemeniz için TATLI KAÇAMAKLAR başlıklı çikolata günlüğümü oluşturduğum mini yazılar paylaşacağım sizlerle. Benim tattıklarımdan siz de tadın, ihtiyacınız doğrultusunda kendinize 0 olacağım takıntısıyla çikolata kıtlığı çektirmeyin, aralarda biraz da kendinizi mutlu edin diye. Beden, ruh ve zihin, dengesini ancak böyle sağlar. Bu keyifli lezzetlerle ilgili düşüncelerinizi ve kendi önerileri, fikir ve unutulmaz çikolata deneyimlerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
Size temiz ve güzel enerjiler, mutluluk, huzur ve sağlıkla geçecek, bitter sıcak çikolata kıvamında, koyu, kıvamlı, yoğun, keyfinize keyif, zevkinize zevk katacak, sevdiklerinizle içinizi ısıtacak güzellikte, çikolata kalplerle dolu yepyeni bir yıl diliyorum.. :)

M.E.

cikolatadergisi.com yazarımız : cokomelo tarafından yazılmıştır.

 

Dergi Yazarımız : cokomelo tarafından yazılmıştır. | Diğer Yazıları için Tıklayınız…

Posted in Cokomelo, Tatlı Kaçamaklar, Yazar KöşesiComments (0)

En tatlı güzellik hazinesi çikolata

Çikolata hem mutluluk veriyor hem de sağlık kazandırıyor. Üstelik teninizi de, kendi tadı gibi güzelleştiriyor. Gelmiş geçmiş en leziz güzellik ritüelinin tadını çıkarmaya hazır mısınız?
Kokusu ve tadıyla bizi kendisine esir eden kakao ve şekerin muhteşem bileşimine, kim karşı koyabilir ki? Özellikle biraz moralimiz bozuksa veya kahvenin yanına tatlı bir lezzet eksik kaldıysa…

ışte o zaman sadece çikolatadır akla gelen. Fakat çikolatanın 550 kalori olduğu düşünülürse, o zaman bütün bir table

içinde bulunan ‘triptofan elzem’ aminoasitidir. Bu aminoasit beyinde’serotonin’ adı verilen mutluluk hormonuna dönüşür. çikolata dilimizin üstünde erimeye başladığı anda endorfin maddesi açığa çıkar. çikolata dışında moral bozukluğuna iyi gelen bu kadar lezzetli ve yerken mest eden başka ne olabilir ki? Ayrıca yapılan araştırmalar da çikolatanın gerçekten de sağlıklı olduğunu kanıtlıyor. Bu lezzetli tatlının içinde kakaodan dolayı yoğun miktarda ‘polipenol’ bulunur. Bu antioksidanlar hücre ve doku zedelenmesine neden olan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasına yardım ederken, aynı zamanda kalp ve damar hastalıklarından da korunmayı sağlarlar. Ayrıca yaşa bağlı rahatsızlıklardan ve belli başlı bazı kanser türlerinden de korunmaya destek olurlar. Bu arada kakao oranı ne kadar yüksek olursa, çikolata o kadar sağlıklı olur.

TAKINTIYA SON
Diyabetik hastalar da yiyebilir: çikolata magnezyum, demir ve kalsiyum içerir. Bu nedenle sağlık konusunda takıntılı olan kişilerin de çikolata yerken kendilerini kötü hissetmelerine gerek yok. Ayrıca zaten günümüzde şeker hastalarına özel ve dişleri koruyan veya içinde şeker tatlandırıcı içeren diyet pek çok çikolata çeşidi bulunur.
ön yargılar: çikolatanın migrene, akne ve sivilcelere neden olduğu inanışı yanlıştır. Akne ve sivilcelerin nedeni çikolata değil, düzensiz ve yanlış beslenmedir.

‘HAYIR’ DEMEK ıMKANSIZ
çikolata masajına kim hayır diyebilir? ıtiraf edin…
çikolata yalnızca onu yerken kendinizi iyi hissetmenizi sağlamaz, aynı zamanda güzellik ve vücut bakımında da muhteşem bir içerik olarak kabul edilir. Yıllar önce kozmetikçiler ve güzellik merkezleri tarafından keşfedilen çikolatanın bu yönü sayesinde artık cilt bakımında da hayatımızda yer edinir oldu.
Cilt bakımında özellikle içeriğinde kakao yağı bulunan ürünler tavsiye edilmeye başlandı. Ayrıca ruhumuzu şımartan çikolatalı bakım kürleri de oldukça yaygınlaştı. Muhteşem kokusuyla çikolata masajı yaptırdığınızı bir hayal etsenize! Ardından anti-aging etkisi olan çikolata özlerinden yapılmış güzel bir maske, sonra da rahatlatıcı çikolata vücut sargıları ve son olarak da çikolata banyosu. ışte vücudumuza cezbedici güzelliği armağan eden yeni çikolata bakım tekniklerinin sloganı: ‘Vücudunuz tatlı güzellikle beslenirken, ruhunuz da tatlı rüyalar eşliğinde rahatlasın.’

ıYı BıR NEMLENDıRıCı
Kakao yağı gerçekten iyi bir nemlendirici. Ciltteki en belirgin etkisinin onu yumuşatması, ince kırışıklıkları düzeltmesi olduğu biliniyor. Ayrıca kullananlar bilirler kakao yağı hızlı bir bronzluk sağlıyor. Ama tabi tekrar hatırlatmakta fayda var: Güneşin yüzünü görmeden mutlaka ve mutlaka en az 30 faktörle korunuyoruz. Bu kural kışın bile geçerli! çikolata maskesi özellikle olgun ciltlerde harikalar yaratıyor. O güzel kokusunun aromaterapik etkisi de yanımıza kar kalıyor.
Kakao maskesi için malzemeler
- Yarım bardak kakao
- Bir çorba kaşığı süt kreması
- Bir tatlı kaşığı bal
Malzemeyi güzelce karıştırıp sürülebilir bir kıvam elde edince yüzünüze boynunuza dekoltenize hatta isterseniz tüm vücudunuza uygulayın. 15 dakika bekleyin sonra da ılık su ile yıkayın. Cildinizin kadifemsi bir yumuşaklık kazanacağına emin olabilirsiniz.

Posted in Çikolata & GüzellikComments (0)

Bal ve çikolatanın cilt güzelliğini koruduğunu biliyor musunuz ?

Bal ve çikolatanın cilt güzelliğini koruduğunu biliyor musunuz? Bal ve çikolata cildi, maruz kaldığı olumsuz dış etkenlere karşı güçlendirmenin yanı sıra nemlendirici özelliği sayesinde de cildin düzenli beslenmesini sağlıyor.

Balın cilt güzelliğine yararları

Şeker, fruktoz ve glikoz içeren bal doğal bir tatlandırıcı. Ayrıca antibiyotik özelliği ile mikroplara karşı güçlü bir dezenfektan.

Vitamin, mineral ve protein kaynağı olan balın yapısındaki meyve asitleri cildi arındırıyor, azot ve glüsit gibi maddeler nemlendirici özellikler içerip cildin nem dengesini düzenliyor. Oligoelementler ise hücreleri yeniliyor. Manganez, magnezyum, kalsiyum ve silisyum gibi mineraller ise cilde pürüzsüzlük kazandırır.

Çikolatanın cilt güzelliğine yararları

Mutluluk hormonunu (serotonin) uyarıcı özellikler içerdiğinden çikolata, vücudu ve cildi gevşetip rahatlamasını sağlıyor.

Aşık olma esnasında beynin ürettiği feniletilamin adlı uyarıcı bir madde içerdiği için afrodizyak özellikler taşıyor. Stresten uzak rahat bir uyku sağlıyor.

Bal, antioksidan özellikleriyle yaşlanmayı geciktiriyor. Protein kaynaklı olduğundan cildi yenileyip elastikiyetini artırıyor. İçeriğindeki sterol adlı madde ile cilde tonik etkisi yapıyor.

Posted in Çikolata & GüzellikComments (0)


En Beğendiğiniz Çikolata Markası ?

  • Ülker (32%, 87 Votes)
  • Tadelle (16%, 43 Votes)
  • Elit (15%, 41 Votes)
  • Eti (12%, 33 Votes)
  • Melodi (10%, 27 Votes)
  • Şölen (8%, 22 Votes)
  • Mabel (7%, 19 Votes)

Total Voters: 272

Loading ... Loading ...

Takvim

Aralık 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Arşivler

bulut sunucu web hosting