Kategori | Godiva, Marka Haberleri

Murat Ülker; Godiva’yı Alırken Dini Görüşe Başvurdum…

Zaman Gazetesi’nden Nuriye Akman’a röportaj veren Ülker’in patronu Murat Ülker bugüne kadar üstü açılmamış pek çok konuya açıklama getirdi.

Murat Ülker, ilk kez 28 Şubat’ta yaşadıklarından TÜSİAD’ın Başbakan’la çatışmasına, Çamlıca’da yapılacak camiden avcılık ve araba yarışı merakına, babasıyla ilişkilerden, eşiyle nasıl tanıştığına kadar pek çok bilinmeyeni anlattı.

Godiva , Murat Ülker

Sülalenizin adı eskiden “Devlet”miş. Onu soyadı olarak alamamışsınız, vermemişler. Sonradan markanızı soyadı olarak almışsınız. Ülker adı nereden geliyor?

-Yılmaz Özdil bunu bir yazısında çok güzel anlattı. 40′ların ortası, II. Dünya Harbi’nin bitişi. Dedemin adı Hacı İslam. Herhalde o şekilde soyadı tescil etmezler. Hacı İslam Devlet diye isim olur mu? Devlet de herhalde Kanuni’nin şiirinde geçen, “Olmaya cihanda devlet, bir nefes sıhhat gibi” anlamında. Çünkü soyumuzda devlet yok bizim. Kırım’dan geldiklerinde soyad olarak ne koyalım diye düşünmüşler. Pasaportla gelmişler çünkü. Nüfus kâğıtları yok. O zaman Atatürk sağ, İsmet İnönü başbakan. Ve Türkiye’de “Sovyet dostlarımız” diye bir söylem var. İsmet İnönü Kırım’a gidiyor bir ziyaret için. Kırım reisi cumhuru Mehmet’le görüşüyor. Mehmet bizim köyde ayakkabı tamircisi, Kırım’a reisi cumhur olmuş. İnönü gidince oraya, herhalde bizim ailenin lafı geçmiş. Dedem demiş ki o zaman, biz orada ne çektik, ne gördük, kimseye bir şey anlatamayız. Burada böyle bir politika var. Sovyet dostlarımız deniyor. Ve Kırım reisi cumhurunun ayakkabı tamircisi olduğunu söylemek ters olur. O yüzden konuşmamış. Dede üniversite mezunu adam. Türkiye’de öğretmenmiş. Ama tekrar dönüp geldiğinde alfabe değişmiş. O da bilmiyormuş yeni yazıyı. Sözlüklerden bakmışlar, yine Müslümanca bir isim olsun diye ışıktır, nurdur filan. Bunları söylesek kabul etmezler. Çünkü nüfus memuru o zaman ne isterse onu yazıyor. “Berk” adını bulmuşlar, yani şimşek. Nüfus memuru “Berksen” diye yazmış

Geçtiğimiz ay Kapadokya gezisinde babanızın vefatından sonra ne hissettiğinizi sorduğumda “büyüdüm” demiştiniz. Büyümek özgür kalmak anlamında mı?

-Yok. Rahmetli annem hepimizi çok düşünürdü. Bizi bizden çok düşünürdü, babam dâhil. Hatta babam bazen “Ne olur üstümüze bir şey giyelim” derdi. Niye? Annem “Ben üşüyorum” derdi, herkes giyinirdi. Annem “Bana sıcak geldi” derdi, hepimiz soyunurduk. Annem öldükten sonra ben soğuk su içmeye başladım. Ellisinden sonra.

EVLİLİK YAZI TURA ATMAK GİBİ

-Evliliğiniz aşkın mı, mantığın mı üzerine kurulu?

-Çok uzakta kaldı ya. 35 yıllık evliyim… Biz birbirimizi severiz. Aşk fedakârlıksa çok var.

-Sizin yaptığınız en önemli fedakârlık ne?

-Reklamlara girmeyelim de şöyle yapalım. Mesela ben evlendim, hanımla biz bir yere gitmedik

. -Evet, balayına gitmemişsiniz, anneleri göndermişsiniz.

-Onlar yorulmuşlardı çok. Ben hanıma şunu dedim. Gideceğiz bir yere, balayı diyorlar. Bir sürü patırtı, yorgunluk. İstanbul kadar güzel yer yok. Oturalım burada. Bundan sonra gittiğimiz her seyahat balayı olsun dedim. Onun için biz şimdi hanımla nereye gitsek balayı gibi gideriz

GODİVA’YI ALIRKEN DİNİ GÖRÜŞ ALDIM

-Godiva’ya neden helal sertifikası aldınız?

-Bana sordular. Dediler ki, biz Türkiye’ye de satıyoruz, başka İslam ülkelerine de satıyoruz. Sen Müslümansın, nasıl olması lazım bunun? Ben biliyorum ama söylemem dedim. Benim işim bu değil. Gidin bunu helal sertifikası veren bir yerden öğrenin. Ona göre formüllerinizi düzeltin. Öyle yaptık. Koşer sertifikamız da var mesela.

-Godiva için mi, bütün ürünler için mi?

-Buradakiler için de var. şöyle. Bu Koşer ve Helal sertifikaları yurtdışında Türkiye’deki gibi değil. Tek tek ürüne verilir. Burada markaya veriyorlar. Markaya olmaz sertifika.

-Peki az da olsa likörlü çikolata satmakta bir sakınca görmüyoruz noktasında mısınız?

-Hayır, o noktada değilim. Ben Müslüman bir adamım.

-Ama satıyorsunuz.

-Müslümanlığın bana müsaade ettiği şeyleri yapıyorum.

-Dediniz ya az da olsa var diye

-O sizin Müslümanlığınız, kitapta yazan Müslümanlık öyle değil.

-Ben anlamak için soruyorum.

-O zaman hocaya sormanız lazım.

-Az olunca satılır mı deniyor?

-Öyle denmez. Onun çok özel bir izahı var. Ben onu size yapamam. Çünkü teknik bir izah. Onu hocaya sormak lazım.

-Siz hocadan aldınız mı öyle bir şey?

-Biz öyle çalışırız.

-Diyanetten mi aldınız?

-Yoo.

BANA HAİNLİK EDENİ ÇEVİK PAŞA İFŞA ETTİ

-Güneş Taner geçenlerde Mecliste darbeleri araştırma komisyonuna 28 Şubat döneminde Ülker grubuyla ilgili çok enteresan bir hikaye anlattı.

-Basketbol takımıyla ilgili. Orhan var bizim enişte. Güneş Taner ne söylüyor diyor bana. Bilmiyorum dedim, seninle arasında geçti. Sen başkandın kulüpte.

-O dönem Ülker grubuna teşvik vermiyor asker. Sonuçta basket Ülker’in basket maçında insanların eline Türk bayrağı vererek sizin ne kadar vatanperver olduğunuz kanıtlanıyor ve yasak delinmiş oluyor.

-Önce şunu söyleyeyim. Geçmişe değil ileriye bakmak lazım. Ben işimde de, politikalarda da her zaman yarın ne olur, ben ne yapabilirim, nasıl muvaffak olabilirim ona bakıyorum. Burada geçen bir hadiseyi anlatayım. Bu odadaydık. Bir bayram öncesiydi

-28 şubat dönemi mi?

-Evet. Bizde adettir, bayram kolisi yaparız. Hâlâ da yaparız. İşçilere de dağıtırız. Arkadaşlara da veya iş yaptığımız insanlara da göndeririz. Bayram kolilerini dağıtmanın çok etkili bir jest olduğunu, mutlu bir an olduğunu da biliyoruz. Biz tabii askeri erkâna da gönderiyoruz.

-Çevik Bir’e mi gönderdiniz koliyi?

-Paşaların hepsine gönderdik. Götüren adam döndü geldi, suratı asık böyle. Efendim, almadılar dedi. Hiçbir yerden hediye almıyorlarmış. Çevik Paşa size bir mektup gönderdi dedi. Açtım zarfı. İçinde kendi el yazısıyla yazmış. “Hediyeyi alamıyoruz, karargâhta böyle bir kararımız var. Yalnız yanındaki adamlara dikkat edin” diyor. Altında bir mektup daha. Açtım bizim paketleri götüren adam yazmış. Beş dakikada telaşla karalanmış bir yazı. Bizim kolilerle beraber onu da vermiş Çevik Paşa’ya. Paşam diyor, ben bunların yanındayım, bunlar şöyle kötü adamlar, böyleler, zart zurt. İhbar mektubu. Adamı çağırdım birkaç gün sonra. Bir dilekçe yazdırdım. İki mektubu yan yana koydurdum. Aynı yazı. Adamın yüzü bile kızarmadı. Gönderdim adamı.

BEN FENERBAHÇE’YE TARAFTARIM, FANATİK DEĞİLİM

- Aziz Yıldırım’ın Hocaefendi’ye ne kadar öfkeli olduğu yazıldı çizildi… Bütün bunlar sizi rencide etti mi?

-Ben bunları Aziz Yıldırım’dan duymadım. Yine 28 şubat hikayesi gibi. O söylüyor bu söylüyor. O yazıyor, burada çıkıyor. Ama aslında adam ne söylemiş. Ben taraftardan da duymadım böyle bir şeyi. Dedikodu ile bir iş olur mu?

ARABA YARIŞINDA SCHUMACHER DERECELERİNİN YÜZDE ALTIMIŞINI YAPIYORUM

-Direksiyon başında hız yapar mısınız?

-Yurtdışında yarış arabalarını kullanırım. Michael Schumacher var ya. Onun derecelerinin yüzde atmışı kadarını yapıyorum. Elli küsur yaşında bir adamım.

-Maşallah size. Nereden geldi bu hız arzusu? Hayat bitiyor bir şey yapayım duygusu mu?

-Yelken yaparım hobi olarak. Avdan çok daha iyi. Sonra düşündüm başka ne yapabilirim diye. Vodafone’un CEO’su ile buluşmuştuk, onlar arkadaşlarıyla toplanıp yarış arabalarıyla yarış yapıyorlarmış. Pistlerine gidip. Benim de buna meraklı birçok arkadaşım vardı. Yapıyoruz yani. İspanya’da yaptım. Almanya’da yaptım. Türkiye’de yaptım. Güzel olur. İki gün yaparız arka arkaya. Üstü açık arabalar olur. Her çeşit Ferrariler. Arkadaşların arabaları var. Arabalar sonunda epey yoruluyor tabii, servise gidiyor. Ama benim sahip olduğum herhangi bir yarış arabam yok. Kiralıyoruz.

Kaynak:ZAMAN

Benzer yazılar

Yorum Yazın.


En Beğendiğiniz Çikolata Markası ?

  • Ülker (32%, 87 Votes)
  • Tadelle (16%, 43 Votes)
  • Elit (15%, 41 Votes)
  • Eti (12%, 33 Votes)
  • Melodi (10%, 27 Votes)
  • Şölen (8%, 22 Votes)
  • Mabel (7%, 19 Votes)

Total Voters: 272

Loading ... Loading ...

Takvim

Ağustos 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Arşivler

bulut sunucu web hosting