Merhaba. Adın ne senin?

•    Merhaba. Adın ne senin?
•    …
•    Adını söylemek istemiyor musun?
•    …

Gülümseyerek bana yaklaşan çocuk, ayak parmakları benimkilerle temas edince durdu ve orada dikilip kocaman parlak gözleriyle bana bakmaya başladı. Bakışları ne yumuşaktı ne delip geçici, yakındı ama tanıdıktı.

•    Merhaba. Adın ne senin?
•    …

Öylece bana bakmaya devam etti. İri gözleri koyu kahve rengi, teni buğdaydan biraz daha koyu, saçları iri bir fincanda dalgalanan Espresso gibiydi. Merakla sorgulayarak, hatta biraz da ışıl ışıl severek bana bakmayı sürdürdü.

Burası çoook uzak bir yer, kuzeyde soğuk bilinen bir ülke. Evimde yazken burası baharın ilk günü, ağır ama ılık, nehirden gelen meltem ürpertmiyor bugün bizi. Belki ona bu ülkenin diliyle sorduğum için yanıt vermedi bana. Buraların açık renkli insanları gibi değil belli güneşli sıcak bir yerlerden gelmiş olmalı buraya.

•    Adını söylemek istemiyor musun?
•    …

Ama sanki anlıyor beni. Gözlerini gözlerimi kilitlemiş, sanki başını hafifçe iki yana salladı. Saçları tandık bir kokuyla dalgalandı.

•    Ne yapıyorsun burada Beti?
•    Sen adımı nereden biliyorsun? Hem sen nerden Türkçe biliyorsun?
•    Senin bildiğin kadar biliyorum. Ne yapıyorsun burada?

Şaşkınlığımı hissetmeden onunla konuşmaya devam ediyorum. Ama bunu da bilinçli yapmıyorum, rüya gibi. Burada bu ılık öğleden sonra evdeki hesabı kitabı yarım bırakıp bikinimi, Nutellalı sandviçlerimi ve soğuk çikolatalı sütümü almış kaçıp bedenimi nehrin kenarındaki bu ağaca dayamışım. Aynı küçük bir kızken yaptığım gibi. Tek farkla; o küçük kız binlerce kilometre ötede saklanıyor hala elinde tavşanıyla. Bense burada elimde kocaman bir kase parça çikolatalı kakaolu dondurmayı kaşıklıyorum, ve birden bire bu Küpid geliyor yanıma benimle konuşmaya başlıyor.

Bugün kendimi azad ettim ben. İşten, dersten, ondan kaçtım.

•    Neden gitti Beti?
•    Bilmiyorum, hatırlamak istemiyorum.
•    Ama kalbin soğumalı bunu o dondurma ile yapamazsın… Hadi anlat bana o soğuk yağmurlu geceden başla.

Kışın ortasıydı Noel zamanı, ışıl ışıl sokaklar, bir o kadar da fırtınalı. Gözlerimden akan yaşları hissetmediğim için mutlu, fırtınada sırılsıklam olduğum için üşümüş, yeni bir eve taşındığım için ferahlamış, aradığım fırını bulamadığım için umutsuz ve elimdeki Bailey’sli sıcak çikolata yağmurda süt tozlu nesquick’e döndüğü için üzgündüm. O esnada şemsiyem de uçup gidince başımı kaldırıp gökyüzüne bakıp şikayet etmeye başladım. Aynı zamanda hızlı hızlı yürüdüğüm için başıma gelen kaçınılmazdı. Bir anda göğsümde bir basınç hissettim. Nefesim kesildi, sonra ayaklarım yerden havalandı, hafif bir sıcaklık yayıldı, kakao kokusu o buz gibi havada içimi ısıtan, ve sonra kendimi yerde buldum. Ona çarpmışım. Üniversite’den gözlerini hep güzel bulduğum adam. Hem yağmurdan hem ağlamaktan akan rimellerimle geçkin bir rock yıldızı gibi Noel ışıklarının altında yerde oturup şaşkın şaşkın ona bakarken bir anda o da yanıma eğilip iyi olup olmadığımı sordu. Bir şeyim olsa ağlıyor olacağımı düşünmüş olduğunu daha sonra söyledi bana. Kolumdan çekerek beni yerden kaldırdı, gülmeye başladık. Hissettiğim sıcaklığın meğerse beyaz ceketime yayılan sıcak çikolata olduğunu anladık. Utanmadım üzerimi lekelediğim için. Tüm karmaşık hislerim uçuştu  etrafımda, kahkahalar atarak bana tramvay istasyonuna kadar eşlik etti. Fakat fırtınadan dolayı toplu taşımanın iptal olması beni yeniden gerçek dünyaya geri getirdi. Bana gel dedi, üzerini değiştirirsin, ısınırsın, biraz toparlanırsın, bu arada fırtına yavaşlar arıza giderilir, ben de seni evine bırakırım. Kabul etmeye imtina ettiğimi anladı, Sana Kinder Pingui de veririm dedi gülümseyerek bana. O zaman ikna oldum neden bilmiyorum hala.

Evinde vaat etiği gibi sıcak ve kuru kıyafetler, brokoli ve tavuktan oluşan akşam yemeği ile beni ağırladı. Şarabın ikinci kadehinin sonralına doğru o anda en çok istediğim şeyi bildiğini söyledi, imkansız olduğunu şımarıkça haykırsam da beni mutfağa sürükledi. Tezgaha oturttu ve izle dedi sadece izle. Karıştırma kabını ununu, kakaosunu ve diğer malzemeleri çıkartıp ustaca karıştırmaya başladı, fırını yaktı. Hiç konuşmadı benimle bakmadı da bana. Orada beyaz t-shirtüne bir kakao tozu gelmeden hayatımda yediğim en lezzetli sufleyi kardı, kaplara koydu, fırına verdi. Tek kelime etmedi.

Sufleler hazır olduğunda servsi yapıp bana dedi ki, Sufle dünya gibidir. Ondan nasıl haz alacağını bilirsen sana sunacak çok şeyi var. Basmakalıp cümlelerine güldüm, sonra üstü çıtır çıtır ağızda dağılan kekini tadınca kendimden utandım. Hafif acı biber ile aromalandırdığı sosuna geldiğimde zevkten dudaklarım uyuşmuştu. Konuşamadım.

Sufle ile başladı bizim aşkımız. Ve bir sabah benim evimden son çıkışında ona kakaolu cupcakeler yaptığım minik tepsiyi aldı ve gitti. Ne bir tek kelime etti, ne arkasına baktı ne de ona ulaşmama izin verdi. O sadece gitti.

Onun arkasından çok sufle yaptım, kabarmadı çoğu. Sosun acısını hiç onun gibi tutturamadım. Karıştırma kabında pul biberler çikolata kremasına bulanmış bir halde dururken, beyaz mutfağımın ortasında oturup bazen hamurun yerlere damlamasına bile izin vererek parmaklarıma sıyırdım çiğ ve acı ve soğuk. Onun yokluğu gibi…

•    Neden buradasın Beti?
•    Kalbimi soğutmaya geldim Küpid.
•    Sıcak suflenin arkasından dondurma sana iyi geldi mi?
•    Sen bütün bunları nerden biliyorsun Küpid?
•    Ben senin bildiğinden fazlasını bilmiyorum. Belki bir tek mutlu olacağını, ihtiyaç duyduğun anda benim olacağımı sana geleceğimi biliyorum.

Ayağa kalktı, yanağıma dokundu, gülümsedi. Biraz benimki gibi kokuyordu teni. Biraz tanıdık başka biri.
Sen suflenin acısını tutturunca görüşeceğiz.

Arkasından bakakaldım. Dondurmamı damağımda eritip parça çikolatalarına ulaşırken, onun yavaş yavaş uzaklaşmasını izledim. Arkasında çikolatadan ayak izleri bırakarak.

Benzer yazılar

Yorum Yazın.


En Beğendiğiniz Çikolata Markası ?

  • Ülker (32%, 87 Votes)
  • Tadelle (16%, 43 Votes)
  • Elit (15%, 41 Votes)
  • Eti (12%, 33 Votes)
  • Melodi (10%, 27 Votes)
  • Şölen (8%, 22 Votes)
  • Mabel (7%, 19 Votes)

Total Voters: 272

Loading ... Loading ...

Takvim

Aralık 2011
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Oca »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler

bulut sunucu web hosting