Benim kalbim çikolatadan bir kuş gibi :) kanatlarını çırptıkça leziz kokular yayan…

Benim kalbim çikolatadan bir kuş gibi :) kanatlarını çırptıkça leziz kokular yayan…

Eskiden yazdıklarımı yırtar atardım. Hırs duyardım, yerde dağılmış duran kalp kırıkları topuklarıma battıkça derimden içeri girip bacaklarımdan yavaşça yukarı çıktıkça, aç karınına içilen ilk yudum şarabın sıcaklığı gibi vücudumda yayıldıkça gözlerimden yaşlar gelirdi. Kalbim kaburgadan kafesinin içinde minik bir kuş gibi çırpındıkça çıkış arayıp bulamadıkça, engellere çarpmaktan hep daha fazla yaralandıkça hep ölür bu sefer sanırdım.

Hiç ölmedi. Şarkıdaki gibi pırpır ederken canlanır yeniden uçar gene kafese sıkışır ve herşey yeniden başlar.

Aşk nedir? Bir kere gelmiyor kalbe bunu bilecek kadar yara aldım artık. Kapının her çalışında daha da hevesli kalkıp gider oldum sanki. Haydi oynayalım bu sefer kazanacağız. Hep bir umut. Çünkü aşk bana o ılık, egzotik meltem gibi geliyor. Sıcak kumsal kokusu, hanımelleri, yaseminler ama hepsi karların üzerinde masmavi gökyüzünün altında parlak ama göz kamaştırmayan, yumuşak ve kucaklayıcı. Eğer aşık olmak istiyorsa kalbim her şeye kanabilirim, bahanemi yaratıp damla damla eriyebilirim. Aşk kapıdadır bazen. Bazen sadece rüzgardır.

Hani soğuk gecede canın evde kalmak istemez dışarısı soğuktur, yalnızsındır loş ışıklarının içerisinde. Kakao aromalı mumlar yakarım ben o zaman. Keyfim çok kaçıksa kendime bir banyo hazırlarım. Köpükler içinde çikolata aromalı. Sıcacık suyun içerisine girerken tenin yanar ama gene de girersin. İşte aynen öyle aşık olurum. Yavaş yavaş temkinli ama yanarak ama acıyarak ama karşı koyamadan. O gücü bulamadan.

Sonra tamamen gömerim kendimi suya bırakırım o en sevdiğim koku bana hayal kurdursun. İki ayrı hayal mekanım vardır eğer kendi düşümü kuracaksam. Zihnim çok doluysa hali hazırda kurulmuş bir hayali kullanırım. Fransa’da yüksek tepelerde geçen o çingene hikayesinin filmi. Hani insanların kalpleri soğuktur, kapalıdırlar filmde, o kadın gelir sonra, yavaş yavaş hissettirmediği bir hırsla çikolatalarını yapar. Kalpler de onun sıcaklığı ile yumuşar. Getirdiği Mayaların gizemleridir buram buram kakao kokan, ilaç olan, deva olan. Gülümsemeden geçmiş göz kenarları kırışır kaz ayakları görünmeye başar yavaş yavaş. Sonra erkek gelir tüm cazibesiyle hani bitter nougatın üzerindeki saf kako tozu gibi alev alev olur her yer. Doğarlar, ölürler, başlar ve biterler. Aşka inancımı ne zaman yitirsem sarp kayalarla çevrili dağ kasabasının nasıl güneşlendiğini düşünürüm aşkla ve aşkı çağıran çikolatayla. Bu akşam da kendimi içine attım çikolata kokan kaynar suların bunları düşünüyorum. Kapıda biri mi var? Kar fırtınasını dindirip karları, toz şeker kıvamına getirir mi?

Bu akşam mühim konular var düşünecek. O zaman hayatımda bana verilen en güzel hediyenin paketini açabilirim. Taa romansın şehrinden o geldi bana; %70 kakao eritilmesi gereken. Kapının tıkırdamasını dinleyip acaba biri mi ar yoksa rüzgar mı düşünebilirim.

Kuş yaralarını sardı, Mayalar iyileştirici reçetelerini bırakı biz fanilere. Kalbim de hediyem gibi. Buz gibi fondü kabına bırakmakta bir mahsur görmüyorum. Biliyorum eriyecek, yavaş yavaş, sıcacık alevler aşağıdan ısıttıkça. Ben-mari usulü eriyecek benim kalbim bu kakao kalıbı gibi. Yumuşacık olacak sıcacık. Şimdiki katılığından, acılığından eser kalmayacak o zaman işte.

Ben biliyorum aşık olmayı, kalbimin fondüsüne çilekler, üzümler bandırıp sosunu dudaklarımdan akıtarak yemeyi biliyorum. Bazen parmaklarımı sıcak ergimiş çikolataya banarak – yansalar dahi umursamayarak – yemeyi biliyorum. Parmaklarımı emerken, bayram şekerlemelerini çalıp, küçük hazinesini Barbie evindeki dolaplara saklayıp arada sırlarını yiyen o yaramaz kız gibi kikirdemeyi biliyorum. benim kalbim çikolatadan bir kuş gibi :) kanatlarını çırptıkça leziz kokular yayan toz kakoları savuran minik bir kuş. Kapıda kimse var mı?

Gelebilirsin, ateşin başındayım. Açık koyu kakao kokan mumların ortasında. Yeni çıktım kakao köpüklerinden. Nefesim kaçak yediğim çikolata gibi kokuyor. Sütlü fındıklı. Eğer sen de benim kadar seviyorsan, eğer sen de bu sert tadı almaktan hoşlanıyorsan, birazcık yanmaktan, azıcık can acısından korkmuyorsan, gel. Sana da siner bu yabancı koku zamanla, tanışırsın seversen ne ala.

Hayat iyi kabarmış bir souffle gibi duruyor önümüzde. İçinde o baş döndürücü sosu yanında kreması ve pudra şekeriyle. Ellerimle yapabiliyorum bunu ben, yemeyi biliyorsan ve iştahlıysan gel. Paylaşalım. Sana önerecek en saf teklifim…

Benzer yazılar

Yorum Yazın.


En Beğendiğiniz Çikolata Markası ?

  • Ülker (32%, 87 Votes)
  • Tadelle (16%, 43 Votes)
  • Elit (15%, 41 Votes)
  • Eti (12%, 33 Votes)
  • Melodi (10%, 27 Votes)
  • Şölen (8%, 22 Votes)
  • Mabel (7%, 19 Votes)

Total Voters: 272

Loading ... Loading ...

Takvim

Aralık 2011
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Oca »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler

bulut sunucu web hosting